marketingfutbol.club bonus veren siteler bahis siteleri
Bugun...
Bizi izleyin:


Tuygan Çalıkoğlu


Facebookta Paylaş









Gıda Krizi ve Türkiye
Tarih: 29-05-2022 09:44:00 Güncelleme: 29-05-2022 09:44:00


Küresel elitlerin hedefindeki “yenidünya düzeni” pandemi ile başladı, iklim krizi ile devam etti, şimdi de gıda krizi kapımızda. Rothshild ailesinin sahibi olduğu The Economist dergisinin kapağı bu krizi resmen açıklar nitelikte. Kurukafalardan oluşan buğday başaklarıyla gıda krizine gönderme yapan dergi, yayımladığı makalede Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle tüm insanlığın risk altında olduğunu belirtiyor. The Economist dergisinin, pek çok olayı daha başlamadan kapak resimleriyle kamuoyuna duyurma özelliği var. Covid 19ortada bile yokken, salgın hastalıkları kapağına taşımıştı.

 

Gıda krizinin en önemli nedenlerinden biri dünyanın en önde gelen buğday ihracatçılarından Rusya ile Ukrayna’nın ihracatı durdurması. Bunun yanında, yine en önemli buğday ihracatçılarından Hindistan’ında küresel ısınma bahanesi ile ihracatı tamamen durdurma kararı alması. Çin zaten çok önceden buğday ihracatına kota koymuştu. Arzın dramatik biçimde azalması fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 yükseltti, ancak savaş başladığından bu yana artış yüzde 40’ın üzerinde. Rockefeller’in tarım analiz firması Gro Intelligence’ın CEO’su Sera Menker, dünyanın sadece10 haftalık tüketimine yetecek kadar buğday stokunun kaldığını açıkladı. İlginçtir ki, küresel elitlerin ünlü temsilcileri Rothshild ve Rockefeller aileleri, The Economist, Time, Dünya Bankası, FED vs. hepsi birden ve aynı anda yeni bir döneminin başladığını dünyaya duyurdular.Ne tesadüf değil mi?

 

Küresel ölçekte gerçekleştirilen 780 milyon tonluk buğday üretiminin yarısını; Ukrayna, Rusya, Çin, Hindistan ve ABD üretiyor. Dünyanın önde gelen ihracatçılarından Ukrayna, limanlarının kapalı olması nedeniyle, buğday ve ay çiçek başta olmak üzere tahıl ürünlerini ihraç edemiyor. ABD dışındaki ülkelerin ihracatları fiilen durmuş vaziyette. Dolayısıyla küresel ölçekte çok ciddi bir gıda krizinin başladığını söyleyebiliriz. İnsanlık kıtlıkla ve onun sonucu olarak da açlıkla karşı karşıya. The Economist gıda bulamayacak insan sayısının 440 milyon daha atarak 1,6 milyara yükseleceğini ifade ediyor. Bu arada BM Genel Sekreteri Antonio Gutteres, özellikle az gelişmiş ülkelerde gıda güvenliğinin çok ciddi bir tehlike altında olduğunu ve krizin yıllarca sürebileceğini söylüyor. Hem tedarik zincirinde gecikmeler yaşanıyor hem de rekolte düşük. Savaş nedeniyle tarlalarda ve stoklarda bekleyen buğdayın varlığı da durumu olumsuz etkiliyor. Ukrayna’dan dışarı çıkarılamayan buğday miktarının 20 milyon ton civarında olduğunu açıkladı. Dünya Bankası gıda krizine karşı destek projelerine mevcut 18 milyar dolarlık bütçesini 12 milyar dolar artırdı. Toplam 30 milyar dolarlık devasa bir bütçe.

 

Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov küresel gıda krizine Batı’nın yol açtığını dile getirerek “sorunun kaynağı Rusya değil” dedi. Bir süredir Batı, Rusya’ya Ukrayna’ya saldırısı nedeniyle yaptırımlar uyguluyor, bu nedenle de krizi tetikleyen ülke suçlamasını ret ediyor. Kremlin sözcüsü; BM’nin dünya çapında kıtlığa yol açacak bir gıda krizi açıklamasını doğru bulduğunu da ekliyor. Batı’nın Ukrayna’ya silah sevkiyatını da vurgulayan Peskov “Açlığa yol açan problemin kaynağı, bize yaptırım uygulayanlar ve yaptırımların kendisidir” diyor.

 

Türkiye’nin buğday ihtiyacı yaklaşık 25 milyon ton. Bunun 18- 19 milyon tonu iç pazarda tüketiliyor, 6-7 milyon tonu da işlenip makarna ve türevleri olarak ihraç ediliyor. Türkiye’nin kendi üretimi 19 milyon ton civarında, ancak geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle 17,7 milyon ton üretim gerçekleşti. 7,5 milyon ton buğday ithalatımızın yüzde 66’sı Rusya’dan, yüzde 18’i ise Ukrayna’dan. Görüldüğü gibi, Türkiye’nin buğday üretimi, bırakın işleyip ihraç etmeyi kendi tüketimini bile karşılamaktan uzak. Ancak, Ecevit’in Başbakanlığı döneminde Rusya’ya petrol karşılığı buğday ihraç etme noktasında olduğumuzu hatırlayalım. O tarihte iki ülkenin de üretimi 20 milyon ton iken; Türkiye bugün hala aynı miktarda üretim yapıyor, Rusya ise üretimini tam beş kat artırdı. Bir başka önemli nokta, o tarihlerde Türkiye’de 60 milyon nüfus varken, bugün sığınmacılarla birlikte 90 milyonu geçmiş bir ülke olduk ve bu devasa nüfusu besleyecek buğday üretimimiz yok. Çünkü tarımı bitirdik, çiftçi sayımız yüzde 50’nin üzerinde azaldı. 2011’de 1 milyon 122 bin olan çiftçi sayısı, 2021 Eylül ayına geldiğimizde, yani 10 yılda, 530 bine düştü. Bu durumu mantıkla açıklamak mümkün değil. Çiftçi bu süreçte yoksullaştı, borçlandı, tarımın itibarı kalmadı, genç nüfus kırsalı terk etmek zorunda kaldı. Ak Parti’nin büyümeyi betonla sağlayabileceğini düşünerek inşaat sektörüne destek vermesi, tarımın sonu oldu. Tarım arazileri talan edildi ve hızla daraldı.

Türkiye’nin buğday ekim alanları azalırken, ithalat hızla artıyor. TÜİK rakamlarıyla; Ak Parti’nin iktidara geldiği 2002’de 1,5 milyon ton olan buğday ithalatı, o yıldan bu yana sürekli artarak 2021’de 7,5 milyon tona ulaştı. Son 18 yılda tam 59 milyon ton buğday ithalatı yapıldı. Buğday ithalatında gümrük vergisi yüzde 45 iken, Ekim 2020’de sıfırlandı. Sadece buğdayda değil; arpa, mısır, çavdar, yulaf, kırmızı mercimek ve nohut için de sıfırlandı.

 

Ak Parti iktidarında tarımın resmen bittiğini herkes kabul ediyor. Bu gerçeği sadece çiftçiler değil, iş insanından akademisyenine, bürokrattan siyasetçiye kadar toplumun tüm kesimleri dile getiriyor. Pek çok nedeni var. Eğitim, teknoloji, maliyetler, arazi büyüklüğü vs. en önde gelenleri. İktidarın uyguladığı yanlış tarım politikaları nedeniyle, Türkiye artık kendine yeten bir tarım ülkesi değil. Tarım ürünleri ihraç eden ülke konumundan, ithal eden bir ülkeye dönüştük. Çünkü tarıma gereken önemi vermiyoruz. Tarım özellikle günümüzde “gelecek” anlamına gelirken, biz bu sektöre üvey evlat muamelesi yapıyoruz. Çiftçilik ya da yetiştiricilik bugün küçümsenen, aşağılanan kimsenin yapmak istemediği bir faaliyet haline gelmiş durumda. Ak Parti betona yatırım yaparak, inşaat sektörünü teşvik ederek tarımı bitirdi. Bugüne dek görev yapan tarım bakanlarına bir bakalım; bu sektörü bilen, sorunlarını anlayan ve çözüm için düşünen kaç bakan görev aldı?  Her yerde olduğu gibi liyakat sorunu yine karşımıza çıkıyor. Bu kafa yapısıyla tarım sorununa çözüm bulmak mümkün değil. Bugün her şeyi ithal eden bir ülke olduk. Buğday, mısır, pirinç, çay, soya, fasulye, mercimek, pamuk, saman, gübre, koyun, dana vs. her şeyi ithal ediyoruz. Nedeni Ak Parti’nin enflasyonu ithalat ile düşürebileceğine inanması. Bunu yaparak sadece günü kurtaracağını, ama tarım ve hayvancılığını bitireceğini ne yazık ki bilmiyorlar, anlamıyorlar. Liyakatsiz, niteliksiz kadroların yarattığı bir sonuç bu.

 

Çiftçiler sorunlarla mücadelede yalnız kalmış durumdalar. Farklı bir ürüne ya da teknolojiye geçemiyorlar. Hükümet kurumsal çözüm önerilerinde bulunmuyor. İnsanlarımız ya üretimden vazgeçiyor ya da toprağını terk ediyor. İklim değişikliğinin tarıma olan etkilerinin önümüzdeki yıllarda artacağını göz önüne alırsak, çiftçinin gücünü ve hareket kapasitesini artıracak yapısal düzenlemelere ihtiyaç var. Bunu yapacak olanlar liyakat sahibi bürokratlar, üniversiteler, uzmanlar, üretici dernekleri. Türkiye’nin geleceği için bu yapılmak zorunda.

 

Sonuç olarak buğday üretiminin düşmesinin ve Türkiye’nin kendine yeter bir ülke konumundan uzaklaşmasının temelinde hükümet politikaları yatıyor. Bu maliyetlerle ve yeterli olmaktan çok uzak teşviklerle tarımsal üretimi sürdürmek mümkün değil. Yapısal sorunların çözülmesi, yaşanan güvensiz ve istikrarsız ortamın terk edilmesi şart. Sermaye ve piyasa güçlerinin tercihlerine ve çıkarlarına göre belirlenen politikalarla bu noktaya gelindi. Bu politikalar üreticiler ve çevre üzerinde büyük tahribatlara yol açtı. Piyasanın ve rekabetin değil, dayanışmacı, kapsayıcı, adil ve çevre dostu bir gıda düzenini kuracak politika tercihlerine çok ihtiyacımız var.

 

Tuygan ÇALIKOĞLU

 



Bu yazı 12408 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI