Bugun...
Bizi izleyin:


Tuygan Çalıkoğlu


Facebookta Paylaş









Sedat Peker Vakasının Düşündürdükleri
Tarih: 04-07-2021 09:22:00 Güncelleme: 04-07-2021 09:22:00


Kendi ifadesi ile Organize Suç Örgütü Üyesi Sedat Peker’in yayınladığı videolarındaki iddia ve itiraflarının yankıları sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı. The New York Times, Le Monde, The Washington Post, The Guardian başta olmak üzere dünyanın en önde gelen gazetelerinde de geniş yer buldu, iddialarla ilgili analizler yapıldı. Gazete Duvar;Sedat Peker’in You Tube’dan videolarını yayınlamaya başladığı tarih olan 2 Mayıs’tan, 30 Mayıs’a dek geçen süre içinde, toplam izlenme sayısını yaklaşık 67 milyon, Instagram’da izlenme sayısının ise 23 milyon olarak verdi.Bunlar doğrudan videoların izlenme sayıları. Kişilerin kendi sosyal medya hesaplarında yayımladığı videoları ve YouTube’da program yapanların tamamen ya da kısmen paylaştığı videoların izlenme sayılarını da eklediğimizde, kabaca 150 milyonun çok üzerinde bir izlenme oranına ulaşılacağımızı söyleyebiliriz. Peki, bütün zamanların izlenme rekorlarını kıran bu videoları, bu denli popüler yapan ne?

 

Önce videolara bakalım; hangi iddialarda bulunuyor Sedat Peker? İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski bakan Mehmet Ağar başta olmak üzere, çok sayıda siyaset insanı, bürokrat ve işadamı ile ilgili illegal çıkar ilişkilerine, faili meçhul cinayetlere ve Türkiye’de uyuşturucu ticaretine ilişkin iddialarda bulunuyor. Videolardaki anlatılanlara Türkiye yabancı değil. 1990’dan bu yana merak yaratan ve gündemi meşgul eden bir devlet- mafya ilişkisi Netflix dizilerine taş çıkarırcasına sunuluyor. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevinde bulunmuş Hanefi Avcı’nın açıkladığı gibi; devletin hukuki yollardan yapamadığını, bazı grupları kullanarak yaptırdığı bu tür ilişkileri, Kurtlar Vadisi gibi dizilerde deneyimledi insanlarımız. Milliyetçi muhafazakâr kitleleri fazlasıyla motive eden bu ilişkilere toplum olarak yabancı değilken, neden Sedat Peker böylesine fenomen haline geldi? Çünkü bu kez durum farklı; karanlık ilişkiler sürecinde kendisinin de yer aldığını itiraf eden Sedat Peker itirafçı gibi ortaya çıkıyor, kavgaları, karanlıkta kalan ilişkileri anlatıyor. Genç kuşaklar bu ilişkileri sergileyen dizilerle büyüdüler, ayrıca yaygın sokak kültürünün ataerkil öğeleri çok öne çıkıyor bu videolarda. Mafyayı sempatik bulan, dolayısıyla bakış açısında meşrulaştıran insanlar azımsanmayacak kadar çok toplumumuzda. Dahası, videolarda özlü felsefi mesajlar da var, tanınmış sosyal bilicilerin mesajlarıda var. Bunlar videoya daha bir odaklanmaya yol açmasının yanında; yeni, farklı izleyicileri de kendine bağlıyor. Profesyonelce hazırlanmış bu videolar matematiksel iletişim modelini sergileyerek adeta bir hayran kitlesi yaratıyor. Videolarıyla, hem teknik olarak hem de sosyolojik olarak herkese; ama özellikle,sürekli olarak vurguladığı 40 yaş altı hedef kitlesine dokunuyor Sedat Peker. Sadece kendi videoları ilgi yaratmıyor, onun videolarından yeni videolar yapılıyor. Mizah yüklü videolarçok ilgi görüyor. Sonuç olarak, hiç siyasetle ilgisi olmayan insanlar bile bu videoları izlemeye başladılar. Ortada resmen dizi film gibi izlenen, merakla beklenen bir gösteri var.

 

Videoların magazinsel boyutunu bir yana bırakarak, Sedat Peker’in çok vahim iddialarına karşı yargının neden devreye girmediğini sorgulayalım. Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş,  DW Türkçe ’ye yaptığı ilginç değerlendirmede; hukuk sisteminin zayıfladığı, devletin kurumsal yapılarının çözüldüğü ve siyasetin içinde belirli şahısların mafyatik insanlarla olan ilişkilerinin geliştiği bir sürece işaret etti. Susurluk dönemindeki yapıyı bile aşan bir durumun ortaya çıktığını söyledi. Öneş, tarafsız ve bağımsız yargı sisteminin ortadan kalktığını, belirli gruplar arasında, bir alana hâkimiyet kurma ve birbirlerini karşılıklı olarak tasfiye etme çabasını gördüğünü de ekledi. Dahası, son dönemde bazı gazeteci ve siyasetçilere yönelik saldırıların arkasında bu grupların kullanılıp kullanılmadığının araştırılmasını istedi.

 

Peki, bu iddialarla ilgili soruşturmalar kimin sorumluluğunda? Emekli Cumhuriyet savcısı Nadi Türkaslan, “ Savcılar yılların teamülü gereği iddiaları ihbar kabul edip harekete geçmezler. Burada görev başsavcılara düşer. Başsavcıların Cumhuriyet savcılarını görevlendirmeleri gerekir” diyor. Gerekçesini de “Yargı siyasetin güdümü altında. Savcıların harekete geçebilmeleri için bağımsız olmaları lazım”. Türkaslan, bakanları soruşturma yetkisinin ise yalnızca TBMM’ne ait olduğunu söyleyerek, Cumhuriyet savcılarının ellerinde bakanlar hakkında belge olduğu takdirde fezleke hazırlayarak TBMM’ye göndermeleri gerektiğinin altını çizdi.

DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı ve İstanbul milletvekili Mustafa Yeneroğlu, iddialarla ilgili bakanlara soru önergelerine bir cevap alamadıklarını, bu durumun iddiaların odağında AKP olmasından kaynaklandığını dile getirdi. Bilindiği gibi, Peker’in iddialarının araştırılması için HDP’nin Araştırma Komisyonu kurulması iddiaları da AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.

 

Türkiye’de yargı sistemine baktığımızda; yargı adliye, adliye de yargıçlar ve savcılar demek. Ancak evrensel hukuk bu tanımı yetersiz görüyor ve yargının var olmasını belirli ölçütlere bağlıyor. Birinci ölçütü “devletin toplum tarafından sınırlandırılması” olarak tanımlanıyor. Türkiye’de yargı tam tersine “Devletin toplumu sınırlandırması ve denetlemesi” anlamına geliyor. İkinci ölçüt “meşruiyet”, yani yargının adalet dağıtacağına dair inancın toplumda yaygın olarak kabul görmesidir. Üçüncü ölçüt ise, “yargının hak ve özgürlüklere sahip çıkması” bu alanda bir “güvence” olduğuna dair kanaatin oluşmasıdır. Son ölçüt “yargının sadece hukuka bağlı olması, katı merkeziyetçi bir yapının olmaması, siyasi bir grup ya da bir liderin düşüncelerini hukuk olarak dayatmaması”. Bu nedenle hukuk alanının “özerk” olması ve siyasetin dışında kalması şarttır. Yargının varlığı aktörlerin yeteneklerine, dürüstlüklerine ve özverili olmalarının dışında bir şey.

 

Siyasal iktidar adalet arayışlarına kulak vermek zorundadır.Sağlıklı bir demokrasinin tesis edilmediği, evrensel hukukun olmadığı ülkelerde ekonomik gelişme de olmuyor. Vatandaşın gelirinin ve refahının artması da bu alanda atılacak adımlara bağlı.

 

 

Türkiye’yi 2002’den bu yana tek başına yöneten Ak Parti, siyasal yaşamına başlarken adını aldığı “adalet” kavramının önemine işaret etmiş ve programında şu ifadelere yer vermiştir;

 

  • Partimiz toplum düzeninin teminatı olarak, adalet sistemine azami ölçüde güvenin tesisini sağlayacaktır

 

  • Şeffaf ve yolsuzluklardan arınmış bir düzen ancak adaletin işlemesiyle mümkündür. Partimiz bireylerin gündelik yaşamından, uluslararası ilişkilere kadar önem taşıyan adalet sisteminin karşı karşıya kaldığı sorunları çözmeyi öncelikli hedefleri arasında görür

 

İstatistikler, değerlendirme raporları Türkiye’de adalet sisteminin yerini adaletsizliğe bıraktığını gösteriyor. Albert Camus’nun “ADALET OLMADAN DÜZEN OLMAZ” sözlerini programına taşıyan ve adında “adalet” bulunan iktidardaki Ak Parti, ülkedeki adalet kavramına duyulan güvenin, program hedeflerinin tam tersine azaldığını görebilmeli. Ülkenin kalkınması, gelişmiş ülkeler kategorisine çıkması, refahın artması, toplumsal düzenin tesisi, hukuk alanının özerk olması ve siyasetin dışında kalmasına bağlı. Ak Parti “Fabrika Ayarlarına” dönerek, programına bakmalı ve adalet sistemine güven duyulmadan adaleti tesis etmenin mümkün olamayacağını görebilmeli.

 

 

Tuygan ÇALIKOĞLU



Bu yazı 5764 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI