Bugun...
Bizi izleyin:


Dr. Mithat Atabay


Facebookta Paylaş









1936’da Sorun Yunanistan Değil, İtalyan ve İspanyol Saldırılarıydı
Tarih: 31-10-2021 09:17:00 Güncelleme: 31-10-2021 09:17:00


1933 yılında Hitlerin Almanya’da iktidarı ele geçirmesi Avrupa’da dengelerin hızla değişmesine sebep oldu. Almanya bir yıl sonra deniz silahlarının sınırlandırılması görüşmelerinden çekildi. İtalya’da Musolli’ni bir taraftan Habeşistan’ı işgal ederken diğer taraftan Yunanistan’ı Adriyatik’te tehdit ediyordu. Ayrıca Ege Denizi’nde de Oniki Adalar vasıtasıyla hâkimiyet alanını denizlerde genişletmek niyetini açıkça belli ediyordu.

 

Türkiye İtalya’nın bu politikasını görerek bir taraftan denizden olası bir saldırı karşısında kıyı tahkimatını gözden geçirmek ve gereken yeni tedbirler almak üzere bizzat Atatürk’ün katıldığı ve tüm donanmanın da iştirak ettiği bir Ege ve Akdeniz seferine çıktı.

 

1936 yılına gelindiğinde Avrupa’da da dengeler hızla değişmeye başlamıştı. Bu durumu iyi değerlendiren Türkiye Lozan Antlaşması’nın ekli belgelerinde yer alan “Boğazlar Sözleşmesi”nin değiştirilmesi için çağrı yaparak uluslararası Montreux Boğazlar Konferansı’nın toplanmasını sağladı ve bu konferansla boğazların askerden arındırılmış statüsü kaldırılmasını ve boğazlar rejiminin yeniden ve tamamen Türkiye’nin lehine değiştirilmesini sağladı. Bunu yaparken Karadeniz’in güvenliği de yeni sistemle tamamen Türkiye’nin inisiyatifine geçti.

 

İtalya Yunanistan’ı tehdide devam ederek İyonya adalarına gözünü diktiğini gösteriyordu. Bir taraftan da Akdeniz’de ve Ege’de kimliği belli olmayan denizaltılarla ticaret gemilerine saldırılar düzenlemeye başlamıştı. İtalyan tehdidine karşı Yunanistan 1936 yılı Temmuz ayında Milletler Cemiyeti’nin 16.maddesine bağlı olarak imzalanan “Akdeniz’in Bütünlüğü Anlaşması”ndan çekildiğini açıkladı.

 

Yunanistan İtalya tehditlerine karşı 17 Eylül 1936 tarihinde karasularını 6 mile çıkardığını belirterek İtalyan savaş gemilerinin Adriyatik’teki Yunan adalarına ve Onikiadalar dışındaki diğer Yunan adalarına yaklaşmalarını önlemek istedi. Böylece kıyılarına da İtalyan savaş gemilerinin yanaşmasını ve kolaylıkla bir çıkarma yapılmasına engel olmak için bu kararını uluslararası kamuoyuna duyurmuş oldu. 

 

1936 yılı Şubat ayında İspanya’da Halk Cephesi iktidara gelmesi üzerine İspanyol Ordusu içerisinde de bir isyan başladı. İsyanın başında “General Franko” vardı. Genel Franko’yu hem kilise hem de milliyetçiler desteliyordu. Üç yılı aşkın süre devam edecek olan bu isyan sırasında İtalya, Portekiz ve daha sonra Almanya destek verdi. Bunun üzerine Sovyetler Birliği de Madrit’teki Halk Cephesi’ne yardıma başladı.

 

1936 yılı Nisan ayında Fransa’da yapılan seçimleri ise sosyalist “Léon Blum” kazandı. “Léon Blum” da İspanya’daki hükümete yardım etmek istemişse de bir taraftan Hitler liderliğindeki Almanya’nın korkusundan diğer taraftan da İspanya’da bir sağ-sol çatışmasını daha da körüklemekten korkarak bundan vazgeçti. İngiltere de benzer bir politika izleyerek Avrupa’da bir genel savaş çıkmasını engellemeye çalıştı. Zaten Habeşistan olayından dolayı İtalya ile durum gergindi.

İngiltere ve Fransa 15 Ağustos 1936 tarihinde “Karışmaktan Kaçınma Demeci”ni

Paris’te yayınladılar ve “Karışmaktan Kaçınma Komitesi”ni kurdular. İngiltere ve Fransa söz konusu demeci; İtalya, Almanya, Portekiz ve Sovyetler Birliği’nin onayına sundular. Öneri 21-24 Ağustos 1936 tarihinde kabul edildi. Bunun üzerine demeç bütün Avrupa devletlerinin onayına sunuldu.  27 Ağustos’ta Londra’da Karışmaktan Kaçınma Komitesi yirmi yedi devletin büyükelçilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Bir süre geçtikten sonra her ne kadar komiteye imza koysalar da Almanya ve İtalya’nın İspanya’ya her türlü yardımı yaptıkları anlaşıldı. Bu durum Karışmaktan Kaçınma Komitesi’nin etkinliğini hiçe indirdi.  Sovyetler Birliği bu gelişmeler karşısında Valensiya Hükümeti’ne maddi yardım yapmaya başladı. General Franko İspanya’da yönetimi tamamen ele geçirmek için Odesa ile Valensiya arasında işleyen İspanyol Hükümeti gemilerine pusu kurarak Sovyetler ile Valensiya Hükümeti arasındaki yardımları sona erdirmek istedi. Franko yanlısı İspanyol denizaltıları Çanakkale Boğazı’ndan çıkan ve uluslararası sulara giren İspanyol gemilerine saldırılar düzenlemeye başladı. Bu bağlamda 15 Ağustos 1937’de İspanyol “Gindad de Gadiz” vapuru kimliği belirsiz bir denizaltı tarafından Bozcaada açıklarında uluslar arası sularda batırıldı. Batan geminin kaptanı denizaltının General Franko yanlısı bir denizaltı olduğunu iddia etti.

 

Türkiye bu sırada İngiltere ile işbirliği içerisinde dış politikasını uyguluyordu ve sorunu uluslararası bir sorun olarak değerlendiriyordu. Bir taraftan Habeşistan olayı, diğer taraftan Boğazların statüsünün değiştirildiği Montreux Boğazlar Konferansı’nda İngiltere ile birlikte hareket etti.

 

1937 yılında İtalyan bandıralı olduğu anlaşılan ama İtalya’nın kabul etmediği denizaltıların Akdeniz’de bazı ticaret gemilerini batırması Akdeniz’in güvenliğini daha da tehlikeli hale getirdi. İngiltere ve Fransa, kimliği belirsiz denizaltılara karşı önlemler alınması için İsviçre’nin Nyon şehrinde bir konferans toplanması için çağrıda bulundular. Bu konferansa Akdeniz’de kıyısı bulunan Türkiye, Yunanistan, Arnavutluk, Yugoslavya, Mısır ile Karadeniz’de kıyısı bulunan Sovyetler Birliği, Romanya ve Bulgaristan olumlu cevap verdiler. Konferans çağrısına İtalya, Almanya ve Arnavutluk hayır dediler.

 

Türkiye, Nyon Konferansı çağrısına olumlu cevap verirken; özellikle kendi kara sularına yakın yerlerde saldırıların meydana gelmesi, bunları kendi aleyhine genişleme arzusunu her fırsatta gösteren İtalya’nın gerçekleştirmesi ve İngiltere ile Fransa’nın statükonun korunması konusunda tavır göstermeleri rol oynadı. Ayrıca Türkiye’nin her zaman işbirliği içerisinde bulunduğu Sovyetler Birliği ile Balkan devletleri de katılıyorlardı.

 

Nyon ve Cenevre’de imzalanan antlaşmalarla Türkiye İngiltere ve Fransa ile işbirliği daha da kuvvetlendirdi.

 

Nyon Antlaşması, Akdeniz’deki ticaret gemilerine denizaltıların saldırılarını önlemek, Cenevre Antlaşması ise deniz üstü gemilerinin ve uçakların saldırılarına karşı alınacak önlemleri içermekteydi. Nyon Antlaşması ile konferansa katılan devletler kendi deniz kuvvetlerine İspanya’da savaşım içindeki taraflardan birine ilintili olmayan ticaret gemilerini korumak üzere hareket edeceklerdi. Londra’da 6 Kasım 1936 tarihinde imzalanan protokol ile doğrulanan Devletler Hukuku kurallarına aykırı olarak, bir gemiye saldıran herhangi bir denizaltıya karşı saldırıya geçilecek ve olanaklı ise bu gemi batırılacaktı.

 

Türkiye değişen dünya şartları içerisinde kendi güvenliği için Boğazlar rejiminin değiştirilmesini sağlarken, Akdeniz’in güvenliği için de uluslararası kamuoyunu harekete geçirerek Nyon Konferansı ile gerekli tedbirlerin ortaklaşa alınmasını sağlamıştı.

 

O nedenle tarihi yaparken akılcı olmak ve fevri davranmamak, duygusal hislere kapılmamak gerekir. Cumhurbaşkanı Atatürk ve Başbakan İnönü yukarıda anlatılan olaylar sırasında bunun örneklerini vermişlerdir. Tarihi yazarken de tarihi iyi bilmek ve tarihi buna göre kaleme almak gerekir. Yoksa Yunanistan’ın İtalyan tehdidi karşısında karasularını 6 mile çıkarması kararına Türkiye sessiz kaldı ancak 1964 yılında cevap verebildi gibi gerçeklerle uyuşmayan sonuçlar çıkarılır. Atatürk’ün “Tarihi yazmak yapmak kadar mühimdir, yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikatler insanlığı şaşırtacak bir hal alır” sözü iyi anlaşılmış olur.



Bu yazı 2784 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI