Bugun...
Bizi izleyin:


Tuygan Çalıkoğlu


Facebookta Paylaş









2019 Çok Zor Geçecek
Tarih: 06-01-2019 10:07:00 Güncelleme: 06-01-2019 15:25:00


2018’in ikinci yarısından sonra, kurlardaki anormal yükselme ekonomiyi öngörülebilir olmaktan çıkardı. Herkesin kafası karışık, ne yapacağını bilmez halde. Peki, neden böyle? Öncelikle ithal girdi oranının çok yüksek olduğu bir üretim yapımız var. İthalatımızın sadece yüzde 10-15’i tüketim malları, geri kalan yüzde 80-85’i üretimde kullanılan girdiler. Bunlar petrol, doğal gaz, hammadde, ara mallar ve makine, teçhizat gibi sermaye malları. Bir başka deyişle, üretmek için ithalata mahkûmuz. 2018’de Türk Lirası çok büyük değer kaybetti ve enflasyon resmen uçtu. Enflasyon tüketici fiyatlarıyla yüzde 25’in biraz üzerinde, ama üretici fiyatlarıyla yüzde 45’i aşmış durumda. Üreticinin bu girdi fiyatlarıyla üretim yapması anlamsız, çünkü ürününü satabilmesi için fiyatlarını artırması şart. Artırsa kime satacak? Piyasada zaten talep yok.  Bu nedenle her sektörde konkordato, iflas almış başını gidiyor.

 

Enflasyonun çok yüksek oranlarda seyrettiği 2000 öncesinde, insanlar birikimlerini TL’den Dolar’a kaydırdılar. Nedeni TL’ye olan güven kaybı. O dönemde döviz mevduat hesaplarının, toplam mevduat içindeki payı yüzde 50- 55’e çıktı. 2001’den sonra önce Bankacılık, sonra da Kamu Mali Disiplini Sağlama Reformu yapıldı. IMF eşliğinde yürütülen ekonomi programı ve AB ile yapılan tam üyelik müzakereleri TL’ye tekrar güven kazandırdı ve toplam mevduat içindeki döviz mevduatının payı yüzde 30’ların altına geriledi. Ancak 2011’den sonra, ekonomik göstergeler yeniden bozulmaya ve enflasyon artmaya başladı. İnsanlar tekrar dövize yöneldiler ve döviz mevduat hesabının oranı giderek arttı ve yüzde 50’ler seviyesine çıktı. Ekonomide bozulmalar başladığında, dolar kuru yükseldiğinde insanların güvenlerini yitirdikleri ve dövize yöneldikleri bir gerçek.

 

Türkiye ilginç bir ülke, Dolar ve Euro kurları TV kanallarında sürekli yayımlanıyor. Karar alıcılar olarak tanımlanan üretici, tüketici ve finans sektörü döviz kurlarındaki artışı her gün her yerde izliyor. Kurlardaki dramatik düşüşleri görerek güven kaybetmemek mümkün değil. Güven endeksi, perakende ticaret sektörünü de olumsuz etkiliyor. Üretici yeni yatırım yapmak istemiyor;  bırakın yeni yatırımı, sürdürülen yatırımları bile askıya alıyor. Çünkü kurlarda istikrar yok, bir bakıyorsun fırlamış gidiyor, bir süre geçtikten sonra geri geliyor. Belirsizlik büyük. İthalatçı, ihracatçı, yatırımcı geleceği öngöremez halde. Dahası, Merkez Bankası (MB) bir türlü hedeflerini tutturamıyor. Uzmanlar MB’nın tüketici fiyatlarını hedeflemesini yanlış bularak, enerji ürünleri hariç TÜFE anlamına gelen C endeksini hedeflemesi gerektiğini söylüyorlar. Çünkü dışarıda oluşan petrol, enerji fiyatları karşısında MB’nın yapabileceği bir şey yok. Bu nedenle yılbaşında verdiği TÜFE endeksi hedefi kısa bir süre sonra geçerliliğini yitiriyor ve hedeflerini revize etmek zorunda kalıyor. Sonuç güvensizlik.

GSMH’nin yüzde 25’ini oluşturan sanayi üretimi 2018’de büyük düşüşler yaşadı, resmen dip yaptı. Uzmanlar, 3. Çeyrekte sıfır, 4. Çeyrekte ise eksi büyüme bekliyorlar. 2018 yılının büyüme oranı yüzde 1,5 olarak tahmin ediliyor. Bu Türkiye’nin yoksullaşması demek. Artan işsizlik rakamları ekonomideki bozulmayı gösteriyor. Cari denge düşüyor, ama bu düşme büyüme olmamasından kaynaklanıyor.

 

2019 yılı için hükümetin Yeni Ekonomik Plan Hedefleriyle(YEP),  IMF’nin tahminlerini karşılaştıralım;

 

YEP

IMF

BÜYÜME %

2,3

0,4

ENFLASYON %

15,9

15,5

İŞSİZLİK %

12,1

12,3

CARİ DENGE %

-3,3

-1,4

DOLAR YILSONU KURU

6,03

10,21

 

Görüldüğü gibi, YEP’in hedefleri ne ulaşması mümkün değil. Enflasyon biraz azalacak, ancak işsizlik ciddi oranda artacak. Bu tablo bize 2019’un 2018’den de zorlu geçeceğini gösteriyor. Bunun başlıca nedeni Türkiye’nin dış kaynak ihtiyacı.

 

ABD bir süredir parayı sıkılaştırıyor; Merkez Bankası ( FED),2019’da 600 milyar Dolar, 2020’de yine 600 milyar Dolar para çekeceğini açıkladı. AB Merkez Bankası (ECB) de 2020’de parasal sıkılaştırmaya geçecek. Bunlar dış kaynak maliyetlerinin artması demek. Dünyada para bol, ancak sizin CDS priminiz yükselince, faiz de yükseliyor ve parayı yüksek maliyetlerle bulabiliyorsunuz.  ABD’de faiz yüzde 0,5 iken, 2 milyar Dolarlık son kredi borçlanmamızı yüzde 7,24, yani tam 14 kat faiz ile yaptık. Ekonomi bilimi, bir mala olan talepteki artışın, o malın fiyatını artıracağını söyler. Dünyada bol likidite dönemi çoktan geride kaldı ve borçlanmanın maliyeti artık çok yüksek.

 

Türkiye’nin iç ve dış toplam borcu tam 640 milyar Dolar. Ve Türkiye 2016’dan bu yana “yatırım yapılabilir” notunu kaybetti. Hâlbuki uluslararası finansman çekebilmesi için bu şarttı. Hane halkının toplam borcu 470 milyar Lira. Geçen ay tam 2,5 milyon kredi kartı ödenmedi. İç pazarda yeni krediye erişim neredeyse yok Nakit akışı tıkanmış vaziyette. Bilançolarda büyük tahribat var. Döviz cinsinden borçlanan birçok şirket iflas edecek. Ekonomi durgunluğa girdi. En çok etkilenecek olan sektörlerin başında inşaat ve otomotiv geliyor. Gerek tüketim gerekse yatırımlar her sektörde azalacak, işsizlik yükselecek, işten çıkartmalar artarak devam edecek. Bu ekonomik göstergelerle “2019 çok zor geçecek demek” kehanet olmaz.

 

Tuygan ÇALIKOĞLU

tuygan@hotmail.com    www.tuygancalikoglu.com.tr

Kaynak: www.mahfiegilmez.com    www.osmanaltug.com



Bu yazı 3551 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI