Bugun...
Bizi izleyin:


Dr. Mithat Atabay


Facebookta Paylaş









Çanakkale Boğazı’nda Anılarda Kalan “Derince” Araba Vapuru
Tarih: 08-08-2017 13:02:00 Güncelleme: 08-08-2017 13:02:00


Derince” araba vapuru, Çanakkale Boğazı’nda Sovyet “Taifun” şilebi ile 2 Kasım 1966 tarihinde çarpıştığında Denizyollarının 25 yaşındaki bir araba vapuruydu. 22 otomobil ve 140 yolcu taşıyabilecek kapasitedeydi.

 

Çanakkale Boğazı’nda 2 Kasım 1966 günü Sovyet “Taifun” şilebi ile çarpışarak batan “Derince” araba vapurundaki mürettebat ve yolculardan yedisi hayatını kaybetti. Çarpışmadan sonra araba vapurdaki yolcuların şilebe alınması büyük bir faciayı önlemiş, böylelikle 110 kişini hayatı kurtulmuştu.

 

Derince” araba vapuruna 21 mil hızla çarpan Sovyet şilebi “Taifun” tekneyi beş metre kadar yararak içeri girdi. Çarpmadan sonra şilepten kazazedelere halat ve merdiven atan Sovyet tayfaları “Derince” araba vapurunda bulunanları kısa sürede yukarı çektiler. Daha sonra da şilebin tornistan yapması ile araba vapuru içindeki altı kamyon, bir otobüs ve bir otomobil ile Köseburnu önlerinde sulara gömüldü.

 

On iki yıldan beri Kaptan Hayri Adıvar’ın kullandığı Çanakkale-Eceabat hattının değişmez arabalı vapuru “Derince”ye çarpan Sovyet Kaptan Scherbon Vladamir’in idaresindeki soğuk hava tertibatlı “Taifun” şilebi Varna’dan Arnavutluk’a yaş sebze almak için gidiyordu.

 

Olay sırasında “Derince” arabalı vapurunda bulunan yüz bir kişi Sovyet şilebine alındı. Bunlar daha sonra Boğaz Komutanlığı tarafından sağlanan bir sahil muhafaza botu ile Çanakkale’ye getirildi. Buradan da hastaneye kaldırılarak ilk tedavileri yapıldı.

 

Sabaha kadar yapılan aramalarda Ayvalık’ta sabun tacirliği yapan Necdet Sayın ile Edremit Güre Köyü İlkokul Müdürü Nevzat Yücesoy’un cesetleri Naraburnu önlerindeki Feke İskelesi yakınlarında bulundu. Nevzat Yücesoy’un üzerinden 9.118 lira 60 kuruş çıktı. Gemi mürettebatından Ahmet Tanöver ve Mehmet Taşkıran ile yolculardan Canan Evcin, Nuri Uras ve Mazlum Yılmaz’ın cesetleri ilk anda bulunamadı.

 

Aramalar sırasında 47 zeytinyağı varili ile 270 kutu zeytin tanesi, bir oto lastiği, 4 cankurtaran yeleği, 3 cankurtaran simidi ile bir çanta da vardı.

Geçirdiği şok sonucunda Çanakkale Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ve tedavi altına alınan “Derince” araba vapurunun on iki yıllık kaptanı Hayri Adıvar, çarpışmayı şöyle anlatmaktadır:

Çanakkale’den henüz hareket etmiştik. İskele tarafından gelmekte olan bir geminin önünden geçtik. Daha sonra da sancak tarafından üzerimize gelen Sovyet şilebinin tehlikeli bir şekilde seyretmekte olduğunu görünce, düdük çalmak suretiyle ikaz ettim. Fakat geçen her dakika daha da tehlikeli oldu. Yanımda bulunan bir şoföre, otobüste uyumakta olan yolcuları uyandırmasını ve herkesin başının çaresine bakmasını söyledim. Aradan üç dakika geçmemiş ve ben yeni tornistan vermemiştim ki, şilep bütün hızı ile üzerimize gelerek bindirdi. Bizi askıya aldı. Gemide bir panik başladı. Yolcuları yatıştırmaya çalışırken bir taraftan da kendilerine şilepten atılan halatlara ve iskelelere tırmanmalarını söylüyordum. Bu kurtarma işi 15 dakikadan biraz fazla sürdü.  Ben en son olarak gemimden çıkarken, uzun yıllar üzerinde çalıştığım teknem, Boğazın karanlık sularına doğru baş aşağı dikilerek gözden kayboldu

 

Olay yerine ilk giden 2.Şube Şefi Nizamettin Ayhan olay hakkında şunları söyledi:

Denizden havai fişekler atıldığını görünce derhal gümrük motoru ile olaya yerine gittim. Derince araba vapuru baş kısmından denize gömülmek üzere idi. Vapurda korkunç bir panik havası vardı. Ön kısmı beş metre derinliğinde bir yara almıştı. Herkes heyecan içinde kendi canını kurtarmak için uğraşıyordu. Deniz üzerinde tahta parçaları, variller, cankurtaran yelekleri yüzüyordu. Deniz çok sertti. Zorlukla Rus gemisine yanaştık ve gemiye çıktık. Halkın heyecanı devam ediyordu. Rus gemisinin kurtarmış olduğu yolcuları on beşer kişilik gruplar halinde karaya çıkardık. Bu arada Rus gemisinin olay yerinden ayrılmamasını da sağladım.”

 

Çanakkale Valisi Sabri Sözer, kaza ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

Kayıp durumunda olan ve iki cesedi bulunan kazada 7 vatandaşımızın da kurtarılmış olmasını çok arzu ederdik. Maalesef buna imkân bulunamamıştır. Görevliler, havanın müsait olmayan şartlarına rağmen görevlerini fedakârane bir şekilde yerine getirmişlerdir. Boğaz Komutanlığı’nın, jandarma ve gümrük muhafaza ve sahil sıhhiye teşkilatı ile özel araç sahiplerinin yardımlarını takdirle karşılamayı bir vazife saymaktayım.”

 

Cesedi kayıplar arasında bulunan 3 yaşındaki Canan Evcin, diğer kardeşi 5 yaşındaki Seher Evcin ile birlikte babası İzmirli Hüseyin Evcin’in kucağında iple Sovyet şilebine tırmanırken denize düştü. 5 yaşındaki olayın en küçük şahidi Seher Evcin ise, kendisini kurtaran bir polis memuruna “Amca ben hiç korkmadım” diyerek kazada ölen 3 yaşındaki kardeşi Canan’ı sormuştu.

 

Olayla ilgili olarak Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı. Savcılık bütün kazazedelerin ifadelerini aldı. Güverte Albayı Fahir Saydam, Güverte Yarbayı Selçuk Bayülken ile Kılavuz Kaptan İbrahim Yıl’dan kurulu bir Bilirkişi Heyeti olayı incelemeye başladı.

 

Sovyet Kaptanı Scherbon Vladamir, Çanakkale’den bir mil açıkta demirleyen gemisinden karaya çıkmadı. Sovyet Fahri Konsolosu ile Çanakkale Valisi Sabri Sözer ve Savcı Faruk Saner arasında kaptanın karaya çıkmaması konusunda uzun sayılabilecek görüşmeler yapıldı. Konsolos, Vali ile yaptığı görüşmede şilebin son sistem cihazlarla donatılmış bulunduğunu ifade ederek kaptanın şilepten ayrılamayacağını ama soruşturmanın açıklığa kavuşturulabilmesi için savcının şilebe gitmesinin daha uygun olacağını belirtti. Ancak bu istek kabul olunmadı.

 

Kazanın neden ileri geldiği ve zararın ne kadar olduğunu tespit etmek için beş kişilik ayrı bir bilirkişi heyeti daha oluşturuldu. Subaylardan kurulu bilirkişi heyeti, çarpışmanın meydana geldiği yerde bir keşif yaptı. İlk hesaplamalara göre maddi zararın da iki milyon lira civarında olduğu ifade edildi.  

 

Derince” ile denize gömülen “İnanöz” şirketine ait otomobilinin sahipleri Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak gemiye 285 bin liralık ilk tedbir kararı koydurdular.

Kaza sebebiyle Çanakkale’ye gelen Denizcilik Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Kıyıkoğlu, kaza sonrasında Çanakkale-Eceabat arasında ulaşım aksaklığının giderilmesi için “Mudanya” araba vapurunun İstanbul’dan Çanakkale gelmesini emretti. “Mudanya” araba vapuru, 4 Kasım günü Çanakkale’ye gelerek Çanakkale-Eceabat arasında seferlere başladı.

 

Kazada “Derince” araba vapurunun Rus şilebine takılı kalması uzmanlarca büyük bir şans olarak değerlendirildi. Zira bu sırada yolculara can yeleği dağıtılabildi, bordadan bordaya aktarma yapılarak “Derince” araba vapurundaki yolcular, Rus şilebine alınabildi.  

 

Kazadan 36 saat sonra karaya çıkan Rus kaptanı, 4 Kasım günü ifade verdi.  Ayrıca Ulaştırma Bakanlığı Teftiş Kurulu’ndan beş kişilik bir inceleme heyeti Çanakkale’ye gelerek çalışmalara başladı. Başmüfettiş Ali Tıraşlı, müfettiş Adnan Özarar, İstanbul Liman Müdürlüğü Gemi Survey Kurulu Başkanı Ahmet Keşkek, Bakanlık Daire Müdürü ve bir de teknik eleman heyette bulunmaktaydı.

 

Deniz İş Sendikası Başkanı Turhan Onat, olay sırasında hayatını kaybeden “Derince” araba vapuru personelinden Ahmet Kantören ile ateşçi Mehmet Taşpınar’ın ailelerine 30’ar bin liralık maddi tazminat yardımı yapılacağını söyledi ve kazazede personele 15’er günlük moral izni verildiğini belirtti.

 

Kazadan bir gün sonra Ulaştırma Bakanı Seyfi Öztürk kaza ile ilgili olarak, “Kazada zarar ve ziyana uğrayanlara, hayatına kaybedenlerin yakınlarına tazminat verilecektir. Çanakkale Boğazı’nda bu tür kazaları önlemek için sinyalizasyon sistemi geliştirilecektir” açıklamasını yaptı. Bu arada kazanın soruşturulması konusunda Ulaştırma Bakanı Seyfi Öztürk ile Denizcilik Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Kıyıkoğlu arasında usul tartışması yaşandı. Hatta bazı gazeteler “Bakan, Genel Müdür Yardımcısını makamından kovdu” diye yazdılar.

 

İnceleme çalışmalarından on gün sonra “Derince” araba vapurunun battığı yer tam olarak tespit edildi ve battığı yere şamandıra bırakıldı. “Derince” vapuru, Çanakkale sahilindeki 18 Mart Plajı’nın bir mil açığında güneybatı yönünde ve 84 metre derinliğinde bulunmaktadır.

 

Kazadan dokuz ay sonra “Derince” araba vapurunun batmasına sebep olan Sovyet “Taifur” şilebinde 9 Ağustos 1967 tarihinde Marmara Denizi’nde seyir halindeyken yangın çıktı. Kadın tayfa “Koshika Zoya” hayatını kaybetti ve bir tayfa da yaralandı.

 

Derince” araba vapuru, Çanakkale Boğazı’ndan karşıdan karşıya geçişlerde güzel anılar bırakarak tarihin sayfalarında yerini aldı.



Bu yazı 11281 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI