Bugun...
Bizi izleyin:


Dr. Mithat Atabay


Facebookta Paylaş









Çanakkalelilerin Şikayetçi Oldukları Vapur: Uludağ
Tarih: 27-01-2019 09:20:00 Güncelleme: 27-01-2019 09:20:00


9 Ağustos 1951 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 112.birleşiminde Denizbank Kanunu görüşülürken Ahmet Hamdi Başar şöyle konuşuyordu: “İkinci Dünya Harbi’nin doğurduğu müsait fırsatlardan da istifade ederek, birçok mahrumiyetlere katlanarak inkişaf etmişler ve tonajlarını yükseltmişlerdir. Eğer bu armatörlerimize, denizcilerimize kendi sahillerimizde kendi hakları olan işleri daha doğrusu, buna iştirak etme hakkını verirsek Türk denizciliği, bugün ulaşılması mümkün olduğu halde maalesef çok geride kaldığımız safhadan çok ileri bir safhaya intikal ve intibak edebilecektir.

 

Başar bu kanatın nasıl oluştuğunu ise şöyle anlatmaktadır: “Türk denizciliğinin devlet inhisarında (tekelinde) olduğu senelerdeki denizcilik tatbikatında elde ettiğimiz neticeler hazindir. Bugün Devlet Denizyollarının elinde bulunan gemilerin dünya deniz ticaretindeki inkişafların dışında masraflı, iş ve maksada uymayan parçalı gemilerden ibaret olduğunu, bunların büyük tadil ve masraflarla, yolcu gemileri haline konduğunu, yeniden ısmarlanan gemilerin kendi sahillerimize ve ihtiyaçlarımıza asla uygun olmadığını, yani basiretli bir tüccar gibi hareket eden herhangi bir kimsenin böyle gemileri alıp işletmeyeceğini, bu işlerle uzaktan ve yakından alâkadar olan herkes bilmektedir.”

 

Ahmet Hamdi Başar konuşmasının devamında; “Meselâ gayet güzel bir “Uludağ” vapuru vardır. Mudanya, Bandırma seferinde işlediği zamanlarda yalnız aldığı navlunlarla ihrakiye bedelini kapayamamakta ve her seferinde zarar etmektedir. Bundan başkaca idarenin elinde mütemadiyen zarar etmekte olan gemilerden ibaret bir koleksiyon vardır. Dünya deniz ticaretinde tip gemi, ekonomik gemi, muhtelif hizmetler için hazırlanmış gemi zihniyeti bu idareye girmemiştir” demektedir.

 

Ama gerçekten durum öyle midir?

 

1955 yılı Yaz mevsiminin başlaması ile birlikte Denizbank, Çanakkale-Marmara Denizi-İstanbul hattında yeni tarifeyi uygulamaya başladı. 1953 yılından beri Çanakkalelilerin tam bir konfor ve güven içerisinde seyahat ettikleri “Ayvalık” ve “Gemlik” vapurlarını Çanakkale hattından aldı. Onların yerine “daha büyük” ve “daha konforlu” diye ifade edilen  “Uludağ” vapuru tahsis edildi.

Uludağ vapuru İstanbul-Çanakkale arasındaki ilk seferini 11 Haziran 1955 Cumartesi günü yaptı. Aynı gün saat 10’da İstanbul’dan kalkan vapur o gece saat 21’de Çanakkale’ye gelebildi. 1952’den beri 8,30 saatte İstanbul’dan gelmeye alışmış olan Çanakkalelileri bu uzun yolculuk sıktı. Bu seyahati yapan ve Çanakkale’ye gelen yolcuların belirttiğine göre vapur ancak saatte 12 mil yapabiliyordu. Bu durum şikâyetlere sebep oldu. Eğer Denizbank bu hatta “Ayvalık” ve “Gemlik” vapurlarını yeniden vermezse ve hatta “Uludağ” vapurunu ısrarla göndermeye devam ederse İstanbul için yolcu bulamayacak demekti. Çünkü bundan böyle vapur yolculuğu bir külfet sayılacağından vapur yolculuğu yerine uçak yolculuğu tercih edilecekti.

 

Denizbank bu hattın önemini göz önünde bulundurarak “Uludağ” ve “Bandırma” gibi gemileri başka hatlarda kullanarak Çanakkale hattına “Ayvalık” ve “Gemlik” vapurlarını yeniden tahsis etmesi istenmekteydi. Çanakkaleliler saatte 17 deniz mili süratle seyir yapan  “Ayvalık” ve “Gemlik” vapurlarının zevkini aldıktan sonra böyle saatte 12 mil dahi zor yapan,  “Uludağ” ve “Bandırma” vapurlarına rağbet etmeyeceklerdi.

 

Bu arada İstanbul-İzmir arasında işleyen sürat postası vapurları 27 Temmuz 1955 tarihinden itibaren Çanakkale İskelesi’ne de uğrayacaktı. İstanbul’dan Çarşamba ve İzmir’den Cumartesi günü saat 14.00’te kalkan sürat postaları; Çanakkale iskelesine saat 24.00’da ulaşacak, yarım saat kadar bekleyip yolcularını aldıktan sonra İstanbul-İzmir yolcularını alarak hareket edeceklerdi. Sürat postlarının Çanakkale İskelesi’ne uğraması ile otobüslerle Balıkesir üzerinden yapılan zorlu ve zahmetli İzmir yolculuğu da büyük ölçüden azalacaktı. Bu konuda Denizbank Acentesi Mehmet Ali Aras, bu iş için daha evvel İstanbul’a giderek sürat postalarının Çanakkale İskelesi’ne uğramasını temin etmişti.

 

14 Ağustos 1955 Pazar günü Bozcaada’da kutlanacak olan “Üzüm ve şarap Bayramına” Bandırma vapuru tahsis edildi. Bandırma vapuru 14 Ağustos Pazar günü Çanakkale İskelesi’nden saat 07.30’de kalkacak ve akşam 22.30’da geri dönecekti. Gidiş dönüş ücreti 5 lira olarak tespit edilmişti.  

 

Denizbank yetkilileri Çanakkalelilerin yoğun talepleri ve Çanakkale milletvekillerinin girişimleri ile amaçlarına eriştiler. 1955 yılı Ağustos ayında “Uludağ” vapuru havuza alınarak Çanakkale-İstanbul arasında “Ayvalık” ve “Gemlik” vapurları sefer yapmaya başladı. Bu durum Çanakkalelileri oldukça memnun etti.

 

Peki, Uludağ vapuruna ne oldu?

 

Uludağ vapuru havuzdan çıktıktan sonra Marmara Denizi’nde İstanbul-Erdek-Bandırma hattında çalıştı ve 1967 yılı Şubat ayında kadrodan çıkarılarak ömrünü tamamladı. Her ne kadar Çanakkaleliler sürati sebebiyle Uludağ vapurundan şikâyetçi olsalar da Uludağ vapuru on yedi yıllık yaşamında pek çok insanın hatıralarında güzel anılar bıraktı.  



Bu yazı 8645 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI