Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      97,53
      % -0,1
      BIST
    • DOLAR
      3,58
      % 0,35
      Dolar
    • EURO
      4
      % 0,02
      Euro
    • ALTIN
      145,83
      % 0,93
      Altın


Davut Doğan


Facebookta Paylaş









KAZANMAK MI ZOR? BATIRMAK MI?
Tarih: 07-12-2014 12:30:00 Güncelleme: 07-12-2014 12:43:00


Dünyada ve Türkiye’de şirketlerin aile şirketi olduğunu biliyoruz.

 

Bu yılın ilk 4 ayında 34 bin şirket kurulmuş ama 12 binden fazlaca şirket kapanmış.

 

Aile şirketleri ile ilgili birçok şey yazıldı, çizildi.

 

Aile şirketleri dışında bir de ortak olunan şirketler var. Aile şirketlerinde, aynı ana babadan olan kardeşler bile geçinemezken, kardeş olmayan ortaklıklarda bu geçim nasıl sağlanır?

 

Genelde toplum olarak bencil bir yapımız olduğundan öncelikle kendimizi düşünürüz. Duygudaşlık yapma yeteneğimizde gelişmeyince herkes kendi açısından bakar ve ortaklıklar yürümez.

 

Bir de duygusallık tarafı vardır işin içinde.

 

Başlangıçta planlar yapılır, genelde sözlü ve güvene dayalı bir ortaklık ilişkisi..

 

Her şey iyi senaryo ile planlanmıştır. Zarar etmek, para batırmak, ya da işi kaybetmek planlanmaz genelde.

 

Şirket iyi giderse sorun olur mu? Olur..

 

İyi gitmezse ne olur. ? Yine sorun olur..

 

Ortaklar birbirini suçlamaya başlar.

 

“Ben sana demiştim” en önemli hastalıklardan birisi. Çünkü yazılı kurallar yoktur.

 

Ancak, suçlama kolaydır;  “Ben sana demiştim!”

 

Sonra borçlar arttıkça ortaklar kendilerini sağlama almak için, kişisel varlıkları olsa da şirkete koymazlar. Bankaya kefil oldukları krediler artar ve sonra her gün büyüyen krediler yüzünden de son açamaya gelirler, film burada kopar.

 

Sonra, mal kaçırmaya başlanır.

 

Zaten zararda olan ya da kötüye giden şirkette böylece batma süreci el birliği ile hızlandırılır.

 

Hele bir de ortakların eşleri, gün arkadaşıysa ortalık daha da kısa zamanda karışır. Çünkü her bir ortağın eşine aldıkları karşı tarafa batmaya başlar.

 

Bu nedenle, Alarko ortakları İshak Alaton ile Üzeyir Garih’in ortaklığının uzun sürmesinin nedenini, Alaton açıklıyor ve diyor ki;

 “Biz ailece birbirimiz ile görüşmezdik.”

 

Demek ki bir bildiği varmış.

 

Peki, ortaklar kötü gidişte sorun yaşar da, iyi giden işler de sorun yaşar mı?

 

Şirket para kazanınca da, sorunlar çıkmaya başlar.başlangıçta, işine erkenden giden ve işini dört elle sarılarak yapmaya çalışan patronlar, para kazanmaya başlayınca önce sabahları sırasıyla geç gelmeye başlarlar.. Sonra öğleye kadar biri öğleden sonra biri gelmeye başlar. Sonra da bir gün biri bir gün biri gitmeye başlar.

 

Biraz daha para kazanınca, arabalar değiştirilir.

 

Daha fazla kazanınca eğlenceye düşkünlük artar, rehavet çöker ve karşılıklı suçlamalar başlar.

 

Bireysellik ön plandadır. Kazanılan paraların şirket sermayesinin artışında kullanılması yerine, bencillik ve kısa vadeli düşünceler olduğundan, çatışma çıkar ve genelde ortaklıklar bozulur.

 

Peki, para kazansan da, kaybetsen de ortaklıklar bozuluyorsa neden ortak olmalıyız? Ya da ne yapmalıyız.

Her çeşit ortaklık yapılabilir elbette.. Ancak, mutlaka yazılı kurallar olmalıdır.

 

Yazmazsan ne olur?

 

 “Ben sana demiştim.”

 

 



Bu yazı 6153 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI