Bugun...
Bizi izleyin:



Erkek; “Halkın Özel Harekatı Diye Bir Dernek Var"

Tarih: 01-01-2018 06:09:17 Güncelleme: 01-01-2018 06:48:17 + -


15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında Terör Örgütü FETÖ ile mücadele etmek amacıyla OHAL ilan edildi. 17 aydır devam eden OHAL sürecinde 30 Kanun Hükmünde Kararname(KHK) çıkartıldı. 30 KHK ile de 369 yasada değişiklik yapıldı. CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek CHP olarak KHK’lara neden itiraz ettiklerini Şirin Payzın’ın hazırlayıp sunduğu CNN Türk’te yayınlanan “Ne Oluyor” isimli programda anlattı.


Erkek; “Halkın Özel Harekatı Diye Bir Dernek Var

15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında Terör Örgütü FETÖ ile mücadele etmek amacıyla OHAL ilan edildi. 17 aydır devam eden OHAL sürecinde 30 Kanun Hükmünde Kararname(KHK) çıkartıldı. 30 KHK ile de 369 yasada değişiklik yapıldı. CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek CHP olarak KHK’lara neden itiraz ettiklerini Şirin Payzın’ın hazırlayıp sunduğu CNN Türk’te yayınlanan “Ne Oluyor” isimli programda anlattı.

 

CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, 27 Aralık tarihinde katıldığı Şirin Payzın ile Ne Oluyor programında OHAL KHK'larının ne olup ne olmadığını anlattı. Erkek CHP olarak OHAL Rejimine karşı olduklarını belirterek; “Aslında bizler OHAL Rejimine karşıyız. Saray rejimine, tek adam rejimine itiraz ediyoruz. OHAL uygulamaları 12 Eylül Askeri Darbesi ile mevzuatlarımıza girmiştir. Olağanüstü Hal Dönemlerinde KHK çıkartma yetkisi kesinlik sınırsız değildir. OHAL’in gerekli kıldığı konularda, ,OHAL’in amacına uygun olmalıdır. Bugün OHAL neden ilan edildi? Terör Örgütleriyle, FETÖ ile mücadele etmek için ilan edildi. Bu mücadele ile ilgili KHK çıkartabilirsiniz. OHAL KHK’ları ile kanunları değiştiremezsiniz. OHAL bitince KHK’ların hükmü de kendiliğinden ortadan kalkar. Normal dönemlerde çıkartılan KHK’lar ile bunları yapabilirsiniz ama OHAL sürecinde çıkartılan KHK’lar sadece OHAL süresince geçerlidir. Şu anda yapılan budur, en vahimi de budur. Anayasa açık bir şekilde çiğneniyor. Anayasa Mahkemesi ise ‘ben denetleyemem’ diyor. Aslında Anayasa Mahkemesinin burada yapması gereken KHK Resmi Gazetede yayınlanır yayınlanmaz; hukuki niteliğine bakmalı, OHAL’in amacına uygun olarak çıkartılıp çıkartılmadığını kontrol etmelidir. Eğer olağan bir döneme aitse denetlemesi gerekir. Mesela Taşeron düzenlemesinin mecliste yapılması gerekirdi; OHAL KHK’sı ile yapılıyor. Rektör seçimleri, Kış Lastiği, Vakıfbank’ın, Şeker Kurumu’nun, Danıştay ve Yargıtay’ın ki bunlar Anayasal organlardır; bunların OHAL KHK’ları ile düzenlenmesi mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi bunlar benim sorumluluğumda değildir diyor. Anayasa Mahkemesi insan olarak bizlerin Anayasal haklarımızı, özgürlüklerimizi korumayacaksa kim koruyacak? Tüm bunların yanında TBMM’nin de denetimi yok! Denetim bizzat engelleniyor. Meclis başkanına da ciddi eleştirilerimiz var. Anayasa ve iç tüzüğe göre OHAL KHK’sının meclise sunulup 30 gün içinde görüşülmesi gerekmektedir. Bunları kabul edip, değiştirme veya red etme yetkisi meclise aittir. Meclis Başkanı bunları meclis gündemine taşımıyor. 30 KHK çıkartıldı sadece 5 tanesi meclise getirildi. Meclis başkanına sunuyorlar, başkanlıkta bunları komisyonlara havale etmesi gerekir. Komisyonlarda 20 gün içerisinde görüşmezse genel kurula otomatikman gelir. Kabul edilirse de kanunlaşır. Bunlar kanunlaşırsa Anayasa Mahkemesinin devreye girmesi gerekir. Meclis başkanı denetim yapılmasın diye meclis başkanı burada görevini suiistimal ediyor, anayasayı çiğniyor” dedi.

 

KHK İÇERİKLERİNDEN AK PARTİ MİLLETVEKİLLERİ DEĞİL; BAKANLARIN BİLE HABERİ YOK!

OHAL sürecinde çıkartılan KHK’ların içeriklerinden AK PArti grubu milletvekillerinin değil, Bakanların bile okumadan imza attıklarını dolayısıyla bakanların bile haberi olmadığını iddia eden Milletvekili Muharrem Erkek; “Anayasaya göre Cumhurbaşkanının başkanlığında Bakanlar Kurulu tarafından KHK’lar çıkartılır. Yapılan açıklamalardan anlıyoruz ki; bakanlar bile okumadan imza atmışlar. Hükümet yetkililerine, milletvekillerine bakıyoruz; hepsi farklı şeyler söylüyorlar. Hiç biri ne çıkartıldığından bihaber konuşuyorlar. Meclisin özellikle devre dışı bırakıldığını, TBMM’nin itibarsızlaştırıldığını bu süreçte görüyoruz. Saray rejimi uygulanıyor. Sarayda belli bir ekip tarafından bunlar hazırlanıyor, Anayasa ve Yargının denetimi yok, TBMM’nin deneyimi yok. Bütün kararları tek bir kişi alıyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ile tüm kararları alıyor. Tüm bunları yaparken de mevcut anayasaya göre de sorumsuz! Ülkeyi yöneten kişinin siyasi hiçbir sorumluluğu da anayasaya göre de yok. 16 Nisan Anayasa Değişikliğinin tümü sanki yürürlüğe girmiş gibi hukuki bir zemin yaratılmış durumda. Böyle bir KHK’yı düşünceniz ne olursa olsun, insan olduğunuza inanıyorsanız bu son KHK’ya itiraz etmeniz gerekir” dedi.

"KHK'LARI ANAYASA MAHKEMESİ'NE TAŞIYACAĞIZ"

CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, yayınlanan son kanun hükmünde kararnameler hakkında da konuştu. Milletvekili Muharrem Erkek, "Son çıkan KHK için Anayasa Mahkemesi'ne gideceğiz. Hazırlıklarını yapıyor yetkili arkadaşlarımız. Çok büyük olasılıkla yılbaşından sonra gideceğiz. Çünkü Anayasa Mahkemesi'ne sorumluluğunu hatırlatmamız gerekiyor. Biz bunun reddedileceğini biliyoruz. Fakat Anayasa Mahkemesi büyük vebal altındadır. Bugün temel hak ve özgürlükler tehdit altındaysa, bunun sorumlusu Anayasa Mahkemesidir. OHAL rejimi hukuk dışı bir rejim değildir; keyfi bir rejim değildir. Sınırları vardır. Bu sınırlar Anayasada gösterilmiştir. Örneğin yaşama hakkını siz OHAL rejiminde bile askıya alamazsınız. Bir kimsenin mahkeme kararıyla suçu sabit olana kadar hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğini OHAL rejiminde bile askıya alamazsınız. Ama bugün bakıyoruz; devletin en tepesindeki Cumhurbaşkanının, bakanların yargılaması bitmemiş, başlamamış insanları ajan, terörist ilan ettiğini görüyoruz. Ekonomi ile ilgili KHK’lar ile düzenleme yapılıyor. Ki bunların TBMM’de yasa ile yapılması gerekiyor; mecliste komisyonlarda tartışılması gerekiyor ama Ekonomi Bakanına ‘Neden KHK’lar ile bu düzenlemeleri yapıyorsunuz diye sorduğumuzda’ verdiği cevap ‘KHK’lar ile daha pratik oluyor’ şeklinde cevap veriyor. Düşünebiliyor musunuz? Daha da pratik olmasını istiyorlarsa TBMM’yi, Anayasa mahkemesini kapatsınlar saraydan yapsınlar” dedi.

 

“BÜYÜK OLASILIKLA SEÇİMLERE OHAL REJİMİ ALTINDA GİDİLECEKTİR”

Ne Oluyor isimli programda 2010 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın OHAL ile ilgili söylediklerini paylaşan Muharrem Erkek, önümüzde yapılacak olan Yerel ve Genel seçimlerinin yanı sıra Başkanlık seçimlerinde de OHAL rejimi altına yapılabileceğini söyledi. Erkek; “Son iki KHK ile ilgili olarak Anayasa Profesörü Sayın Burhan Kuzu’da ‘Gelecekte yapılacak müdahalelerde, müdahale edenleri koruma altına aldık’ dedi. Bence gerçeği söylemiştir. Sonrada baskılar sonucu o twit mesajını silmek zorunda kaldı. 2010 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın OHAL ile ilgili söylediği cümleler var. Diyor ki; ‘Terör istatistiklerinde OHAL dönemlerinde Terörün zirve yaptığını göreceksiniz. OHAL terörü derinleştirdi,  halkı mağdur etti. Terörün istismar zeminini güçlendirdi. OHAL istemek terörün diline teslim olmaktır’ demiş. Üç ayda kaldıracağız dedikleri OHAL rejimini çok büyük olasılıkla seçimlere OHAL rejimi altında gidilecektir. Kurtuluş Savaşı bile KHK’lar çıkartılarak yapılmamıştır. Meclisten çıkartılan kanunlarla, yasalarla yapılmıştır. Vatan işgal altında iken üstelik. Şimdi 12 Eylül darbe hukukunun OHAL KHK’larına sarılmış bir iktidarla karşı karşıyız” dedi.

GEÇEN YIL VENEDİK KOMİSYONUNA “SİVİLLERİ KAPSAMIYOR MERAK ETMEYİN”DEMİŞLERDİ!

25 Aralık 2017 günü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı KHK’ya başta CHP’den olmak üzere İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’den 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, TÜSİAD’dan Türkiye Barolar Birliğine kadar birçok kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor. Söz konusu kanunla ilgili olarak ise Muharrem Erkek şunları söyledi; “696 sayılı KHK’nın 121.maddesinde ’15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasındaki süreç ile ilgili olarak tarih sınırı verilmeksizin tüm sivillere; resmi görevleri olsun olmasın herkesi yargıdan muaf tutuyor. Bu çok vahim bir düzenlemedir. Güzel ülkemizde çocuklarımızın geleceğinden; gençlerimizin yaşamından endişe duymak zorundayız. Bu düzenlemeden bir yıl önce aynı düzenleme kamu görevlileri için getirildi. O da aynı tepkiyi gördü. Suç işlemiş olsalar da dahi tüm eylemlerden muaf tutuldular. Zaten bizim hukuk sistemimizde Meşru Müdafa hakkı var. Hepimizin darbeye karşı, hukuk dışı eylemlere, Demokrasimize zarar verecek eylemlere karşı direnme hakkımız var. Bu tip düzenlemelere ihtiyacımız yok. Geçen yıl çıkan düzenlemeye tepkiler gelmişti. Venedik komisyonu da hükümeti uyardı; ‘Bu geniş yetkiler kötüye kullanılabilir. Anayasa ile güvence altına alınmış yaşama hakkı tehdit altına alınabilir’ demişlerdi. O zaman hükümetin cevabı ‘Merak etmeyin bu sadece darbe gecesi ile ilgili, kamu görevlilerinin görevleri ile sınırlı. Üstelik sivilleri de kapsamıyor’ demişlerdi. Bir yıl sonra ise; resmi görevi olsun olmasın herkesi koruma altına aldılar” dedi.

 

“DARBE TEŞEBBÜSÜ AYRI, TERÖR EYLEMİ AYRI ŞEYDİR”

696 sayılı KHK’nın 121.maddesinde çok ciddi sorunlar olduğunu açıklayan Muharrem Erkek; “Bir kere darbe teşebbüsü ayrı şeydir, terör eylemi ayrı şeydir. Darbe teşebbüsü; cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni değiştirmeye çalışmaktır. TBMM’yi ortadan kaldırmaya çalışmak, hükümeti devirmeye çalışmak Darbe Teşebbüsüdür. Terör eylemi ise; Terörle Mücadele Kanunu kapsamında birçok eylemin terör ile nitelendirilebilirsiniz. Üstelik burada deniliyor ki; ‘Terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması..’ Devamı niteliğindeki eylemler.. Diyelim ki yarın demokratik haklarını kullanmak için insanlar medyalara çıkıp hükümeti istifaya davet ettiler. Bunlar demokratik ülkelerde normal şeylerdir, anayasa da insanlara bu hakkı veriyor. Hükümetler, bakanlar istifaya davet edilebilir. Meclisten çıkan bir kanuna toplumun bir kısmı muhalefet edip protestolara yapabilir. Bunları terör eylemi olarak nitelendirilebilir; belki de 15 Temmuz’un devamı olarak görülüp hükümete darbe girişimi denilebilir. İnsanlar sokağa çıkıp birbirlerini öldürebilirler. Demokratik bir protesto eyleminin terör eylemi, darbe girişimi olup olmadığına kim karar verecek? Verseler bile o ölümlerin, o acılar nasıl telafi edilecek? İnsanlar birbirlerini öldürmesinler diye toplumsal sözleşme yapıp devleti kurmuşlardır” dedi.

 

“HALKIN ÖZEL HAREKÂTI DİYE BİR DERNEK VAR! ÇOK BÜYÜK ACILARA SEBEBİYET VEREBİLİRLER..”

CHP Milletvekili Muharrem Erkek, bir takım kişilerce kurulmuş Halkın Özel Harekâtı isimli bir dernek olduğunu ve bu derneğin başkan ve üyelerinin silahlı unsurlar olduğunu açıkladı. Erkek; “Halkın Özel Harekâtı isimli bir dernek var. Başkanı ve üyeleri silahlı unsurlardır. Jandarmanın özel harekâtı olur, polisin olur ama halkın özel harekâtı olamaz. Bunlar çok büyük acılara sebebiyet verebilirler, çok yanlıştır. Bu hukuk devletini temelinden yıkmaktır” dedi.




Bu haber 2872 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER AYNALI PAZAR Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI