Bugun...
Bizi izleyin:



Çanakkale'ye Hiç Bu Kadar Kötülük Yapılmamıştı

Tarih: 06-08-2018 07:41:04 Güncelleme: 06-08-2018 07:43:04 + -


Geçmişi binlerce yıllık tarihe dayanan Çanakkale; Troia Kralı Priamos’tan, Büyük istender'e, Pers Kralı Xerxes'ten Roma İmparatoru Lucius Septimius Severus Augustus’a, Fatih Sultan Mehmet'ten Mustafa Kemal Atatürk'e birçok lider ve devlet adamına ilham vermiş tarihte çok büyük savaşlara ev sahipliği yapmıştı. Fakat hiç bir yöneten Çanakkale'ye son 15 yılda verdiği zarar kadar vermemişti.


Çanakkale'ye Hiç Bu Kadar Kötülük Yapılmamıştı

Geçmişi binlerce yıllık tarihe dayanan Çanakkale; Troia Kralı Priamos’tan, Büyük istender'e, Pers Kralı Xerxes'ten Roma İmparatoru Lucius Septimius Severus Augustus’a, Fatih Sultan Mehmet'ten Mustafa Kemal Atatürk'e birçok lider ve devlet adamına ilham vermiş tarihte çok büyük savaşlara ev sahipliği yapmıştı. Fakat hiç bir yöneten Çanakkale'ye son 15 yılda verdiği zarar kadar vermemişti.

 

Son 20 yılda, mitolojide tanrıların yaşadığı İda dağı, Çanakkale ve bölgesinin tüm zenginliklerinin kaynağı olmuştu. Bin pınarları, meraları, bağları, bahçeleri, hayvanı insanı tarih boyunca bu zenginliği bir parçasıydı. Son 20 yılda karar verenler, yönetenler ardı ardına aldığı kararlar ile bu topraklarda neredeyse sonun başlangıcını yapmış oldular. Ardı ardına kurulan termik santraller, siyanürle yapılacak olan altın madenciliği için verilen ruhsatlar, kesilen ağaçlar, kirletilen dereler, gökten yağan asit ve kül yağmurları, hızlı betonlaşma bölgemizde yaşamı tehdit eder hale geldi. Artık Çanakkale eski Çanakkale değil. Tehdit kentin su kaynağı olan Atik Hisar Barajına Kadar dayandı. Kirazlı Bölgesinde verilen GSM ruhsatı ile siyanürle altın madenciliği için engel kalmadı. Hukuksal süreçlerin devam etmesine rağmen ruhsatlardan önce ağaç kesimlerini yapacak kadar cüretkâr oldu altıncılar. Çanakkale halkı karşı çıktığı süreç için sokaklara indi. İsyan etti. Vali Orhan Tavlı'dan kararın geri çekilmesini talep etti.

 

“ATİKHİSAR BARAJI SU İÇME KAYNAĞI DEĞİL; ENDİŞE KAYNAĞIMIZ OLMUŞTUR”

 

Çanakkale Valiliğince geçtiğimiz hafta içerisinde Kirazlı Altın ve Gümüş Madeni işletmeciliği yapacak olan firmaya Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı(GSMR) verilmişti. Bu karar üzerine bugün bir araya gelen çevre örgütleri ve vatandaşlar Cumhuriyet Meydanında tepki eylemi gerçekleştirdiler.

 

Ellerinde pankart ve dövizlerle Atikhisar Barajı başta olmak üzere Kazdağları ve ilçelerde yaşamı tehdit eden Termik Santraller ve Altın madenciliği yapan işletmelere tepki gösterildi. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın yanı sıra CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, İl Başkanı İsmet Güneşhan ve partililerin yanı sıra, Belediye Meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş da tepki eylemine katılarak destek verdiler. İDA Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu adına başkan Ekrem Akgül yaptığı basın açıklamasında Çanakkale Valiliğince onaylanan GSMR ile Atikhisar Barajının bundan böyle sadece içme su kaynağı değil; endişe kaynağı olduğunu söyledi.

 

“MİTOLOJİNİN DOĞDUĞU YERİ YIKARKEN HANGİ TARİHSEL DEĞERİ YAŞATABİLİRSİNİZ?”

 

İDA Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu başkanı Ekrem Akgül yaptığı basın açıklamasında 2018 Troya Yılında çevre katliamının önünü açan GSMR’ına tepki gösterdi. Akgül; “Hepimiz biliyoruz ki; Çanakkale önemli bir tarım, orman ve ilgi çekici bir kültür kentidir. Dahası, başarılı bir turizm kenti olma yolundadır. Kazdağı ve yöresinin sağlık ve eko turizm potansiyeli oldukça yüksektir. İlin bu özellikleri onun zengin ve kendine özgü coğrafyasından kaynaklanır. Gerçekte sahip olduğu değerlerin henüz çok azını bildiğimiz ve akıllıca kullanamadığımız Kazdağı ve yöresinin özel bir ilgiye ihtiyacı vardır. Bu yıl "Troya Yılı" ve Troya'nın en önemli mekânıdır "İDA" Homeros 'un diliyle "Bin pınarlı İDA" Yani Kazdağı... Ne yazık, bu yılı ilan edenlerce en büyük tahribata uğruyor. Mitolojinin doğduğu yeri yıkarken hangi tarihsel değeri yaşatabilirsiniz? Ve bizler, bu kentte yaşayanlar, bugün çok mutsuz bir durumla karşı karşıyayız. Çanakkale Atikhisar Barajı su toplama havzasında yer alan ve ÇED süreci henüz mahkeme aşamasında olan "Kirazlı Altın- Gümüş Madeni Kapasite Artışı ve Zenginleştirme Projesi"nin Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı (GSMR) Çanakkale Valisi Sayın Orhan Tavlı tarafından imzalanmış bulunuyor.”

“HUKUK YOK SAYILARAK RUHSAT VERİLMİŞTİR”

 

Çanakkale Valiliğince onaylanan Ruhsatın veriliş biçimine de eleştirilerde bulunan Ekrem Akgül halen sürmekte olan hukuk mücadelesini hatırlatarak; “Bu kararla birlikte, bölgede aylar öncesinden ruhsatsız olarak başlamış olan, Danıştay’ın bozma kararına rağmen hız kesmeyen orman katliamına onay verilirken, maden işletmesinin işine kaldığı yerden pervasızca devam etmesine de izin verilmiştir. Yıllardır hukuk mücadelesi verdiğimiz Altın Madenciliğinin önünde halen sonuçlanmamış bir mahkeme süreci işlerken, hukuk yok sayılarak önündeki engel idarece kaldırılmıştır. Hatırlanacağı üzere, Danıştay kararında, söz konusu ÇED Raporunda yeni bir Bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ve ÇED sürecinde görev alacak Bilirkişi Heyetinin Çanakkale bölgesinden, gerekli niteliklere sahip kişilerden seçilmesi kararı alınmıştı. Yargı süreci bu aşamada iken Sayın Vali GSM Ruhsatını imzalamış bulunuyor” dedi.

 

“BU KARARLA SİYANÜRLÜ ALTIN MADENCİLİĞİN BİZLERE VERECEĞİ ZARAR GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR”

 

Altın madenciliği işletmesinin Çanakkale ve yöresine telafisi olanaksız büyük zararlar vereceğine dikkat çeken Ekrem Akgül; “Bu karar, bölgede Altın Madeni İşletmeciliği yapacak olan firmanın, başta ağaç katliamı olmak üzere florası, faunasıyla tüm orman ekosistemini ve yaban hayatını, bölgenin biyolojik çeşitliliğini yok etmesinin ve daha birçok olumsuzlukların önünü açmıştır. Bu karar, eğer geri çekilmez ise, Çanakkale’nin tek içme ve kullanma su kaynağının ve havzasının, başta siyanür olmak üzere, çok sayıda ağır metal ile zehirlenmesinin öngörülebilir sonuçlarını önemsenmemiş ya da yok saymıştır. İşletme sonrası kirletici etkisi onlarca yıl sürecek zehirli atıkların doğaya ve insan sağlığına vereceği zarar görmezden gelinmiştir” dedi.

 

“ATİKHİSAR BARAJI SU İÇME KAYNAĞI DEĞİL; ENDİŞE KAYNAĞIMIZ OLMUŞTUR”

 

Çanakkale’nin bir yanda vahşi madencilik tehditi altındayken bir yandan da Termik Santral tehditi altında olduğuna dikkat çeken Ekrem Akgül; “Atıkhisar Barajımız bundan böyle bizler, yörede yaşayanlar için su kaynağımız değil, endişe kaynağımız olacaktır. Çeşmelerimizden akan suyu artık asla güvenle içemeyecek, kullanamayacak, banyo yapamayacak, bahçemizi sulayamayacak, hayvanlarımıza içiremeyeceğiz. Çanakkale yıllardır, giderek artan bir çevre baskısı altındadır. Üretimde olan ve planlanan binlerce MW’lık kömürlü termik santral kâbusumuz olurken, şimdi Şahinli ile başlayan ve Kirazlıdan sonra daha birçoğu sırada bekleyen vahşi madencilik işletmelerinin yöreyi nasıl yaşanmaz kılacağını öngörmek hiç de zor değildir” dedi.

 

“VERİLECEK ZARAR 300-500 KİŞİYE SAĞLANACAK İSTİHDAMLA ÖDENEMEZ”

 

Altın madenciliği yapacak olan firmanın çevreye ve insan sağlığına vereceği zarara dikkat çeken Ekrem Akgül; “Artık kümülatif bir çevre baskısıyla karşı karşıyayız. Bunun toplumsal maliyetinin başta insan sağlığı olmak üzere, toprak, hava, su kirliliği, orman katliamları, gen kaynaklarının yitirilmesi, binlerce yıllık mitolojiye, tarihe ve kültüre tarımsal üretime vuracağı darbe %2’lik,o da beyana tabi devlet payları ile 300-500 kişilik istihdamlarla ödenemez. Kaldı ki, sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama hakkı anayasal bir haktır... Ve o çevreyi korumak da her vatandaşın görevidir. Bizler sorumlu yurttaşlar olarak, haklarımızı biliyor, sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz” dedi.

 

“YETKİLİLERİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYORUZ”

 

GSMR’ını veren yetkililere çağrıda bulunan Akgül, her şeyin henüz birmediğini hukuk mücadelesine devam edeceklerini açıkladı; “Kamuoyu ile bu karara imza atmış devletin her kademesindeki yöneticileri, yetkilileri, içinde yaşamayacakları yerlerin ve zamanların geleceğine dair kararlar alırken hukuk ve adaletin gereğine uygun davranmadıkları hususundaki kanaatimizi paylaşıyoruz.  Zira daha önce, konuyla ilgili açılmış davalar olduğu gerekçesiyle ve de, konuya sadece idari değil, insanı ve vicdanı gerekçelerle yaklaşan ve Gayri Sıhhi Müessese Ruhsatı vermeyen Sayın Valilerden de biliyor ve umuyoruz ki bu yanlıştan dönülecektir. Bu karar, Çanakkale'nin geleceğini karartan bir karardır. İdam fermanıdır belki ama henüz her şey bitmiş değildir. Mücadelemiz hukuk içinde, yasal ve meşru zeminde sürecektir. Yargıya taşımak dâhil tüm süreçlerde halkımızla dayanışma içinde olacağız. Dayanışma güçtür.”

GÖKHAN “BİZLER KARŞI ÇIKTIKÇA ÜSTÜMÜZE ÜSTÜMÜZE GELİYORLAR”

 

Çevre derneklerinin düzenlediği tepki eylemine katılarak destek veren Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale Valiliğinin verdiği GSMR için hukuki süreci başlatacaklarını açıkladı. Bir yandan hukuksal mücadele verilirken; bir yandan da Çanakkale’yi termik santral ve vahşi madencilik faaliyetlerinden korumak içinde önümüzdeki günlerde Belediye Meclisini olağanüstü toplantıya çağıracağını açıklayan Ülgür Gökhan; “Bu mücadele siyasi mücadele değil Çanakkale mücadelesidir tüm siyasi partileri destek olmaya çağırıyorum” dedi.

 

NEDEN GÖZLERİ HEP ÇANAKKALE’NİN DOĞASINDA, TOPRAĞINDA?

 

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; eylemde yaptığı konuşmada Çanakkale’ye Termik Santral ve Altın Madencilerinin göz diktiğini dikkat çekerek; “Bu Çanakkale’de ne var bilmiyorum. Neden herkesin gözü Çanakkale’de? Neden gözler hep Çanakkale’nin doğasında? Neden Termikçisi bir yandan altıncısı bir yandan bu Çanakkale’nin doğasına, tarihine, toprağına, ormanında suyuna göz koyuyor? Sanki hiçbir yer kalmamış gibi; dünyanın en güzel yörelerinden biri olan özellikle Kazdağlarını hepimiz iyi biliyoruz; buna oyan verenlerde çok iyi biliyorlar ki; Kazdağlarının sayılı çevre anlamında çok ciddi kaynakları var. Ağacıyla, hayvanıyla, faunası ile çok ciddi bir tabiat harikası. Mitolojik geçmişi de bulunuyor. Eski çağlardan, binlerce yıldır çok önemli bir doğa parçası. Bu doğa parçası sayesinde doğa ve insanlık yaşam buluyor. Verimli topraklarda yaşıyoruz. Bu anlamda çok önemli bir değeri elimizde tutuyoruz” dedi.

 

BİZ KARŞI ÇIKTIKÇA ÜSTÜMÜZE ÜSTÜMÜZE GELİYORLAR!

 

Yapılmak istenen Termik Santraller kadar altın madenciliği faaliyetlerine de karşı çıktıklarını ve karşı çıkmaya devam edeceklerini belirten Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Bunun hiçbir noktası parayla ölçülemez bir değerdir. Dolayısıyla burada bir gariplik var. Biz karşı çıktıkça üstümüze üstümüze gelmeye devam ediyorlar. Termikçilerde öyle, altıncılarda öyle. İşin bir başka boyutu da hukuksuzluk diz boyu gidiyor. Biz mücadelemizi termikçilere ve altıncılara karşı yapıyoruz; başarılı sonuçlarda alıyoruz. Ama en son Kirazlı bölgesine Gayri Sıhhı Müessese Ruhsatının verilmesi tarifi imkansız bir hukuksuzluğu ortaya koymuştur. Çünkü elimizde bir Danıştay kararı var. Bunu kamuoyu ile de paylaştık. Bu kararda Danıştay hukuk yolu ile ÇED raporunun nasıl yapılması gerektiğini de tarif ediyor. Bilirkişilerin nasıl ve nereden oluşturulacağı belirtilmiş bu bilirkişilerin vereceği rapor üzerine karar verilecektir diyor. Ama o rapor, o mahkeme kararı varken; seçimler bitmesi beklendikten sonra derhal GSMR imzalanarak ilgililere verildi. Zaten bu süreçte ağaç katliamı devam ediyordu. Tespitleri de yapmıştık” dedi.

 

“VERİLEN RUHSATIN İPTALİ İÇİN İTİRAZ EDECEĞİZ”

 

Çanakkale Valiliğince onaylanan GSMR için hukuksal olarak itiraz edeceklerini ifade eden Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Şimdi yeni bir mücadelenin başlangıcındayız. Bizler doğamızı korumak zorundayız. Özellikle Atikhisar Barajı ve onun tepesinde kurulmak istenen Altın işletmesi Çanakkale için çok büyük bir tehlikedir. Çanakkale’nin suyu ile ilgili ciddi bir tehlike var. Onun için ben Çanakkale Belediye Başkanı olarak bu mücadelenin en önünde yer alıyorum. Çünkü içme suyumuz tehdit ediliyor. Böylece kent yaşamı tehdit ediliyor.  Daha önceden olduğu gibi aynı şekilde hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. İlgili firmaya verilmiş olan GSMR’nın iptali için idari yargı süreçlerini başlatacağız. Bununla da yetinmeyi düşünmüyoruz” dedi.

“MECLİSİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANTIYA ÇAĞIRACAĞIM. KOMİSYON KURACAĞIZ”

 

Ruhsat iptali için hukuksal müracaatları başlatacaklarını, bunun yanı sıra Belediye Meclisini de olağan üstü toplantıya çağıracağını belirten Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, bu toplantıya İl Genel Meclis üyelerini de davet ederek ortak eylem planı oluşturacaklarını belirtti. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Bu kentte idari olarak tek başıma karar vereme yetkisine sahip değilim. Birde sizlerin oyları ile seçilmiş olan Belediye Meclisimiz var. Önümüzdeki hafta Meclisi olağanüstü toplantıya çağırmak suretiyle konuyu Meclis gündemine taşıyacağım. Bu toplantıya İl Genel Meclisi üyelerini ve çevre ile ilgili STK’ları da çağıracağız. Meclis üyesi arkadaşlarımızla görüşüyorum; orada herkes görüş ve düşüncelerini paylaşmalıdır. Bu kentin geleceğine hep beraber bugün olduğu gibi hepimiz sahip çıkmalıyız. Ben bu görevimi yapmaya çalışıyorum. Sonuna kadar da mücadeleye varım.”

 

“TERMİK SANTRALLER AÇISINDAN FELAKET DURUMDAYIZ”

 

Çanakkale’nin bir yandan da Termik Santral tehdidi altında olduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Geçtiğimiz günlerde gazetede gördüm Çanakkale’de açılmış ve proje aşamasında olan Termik Santraller sıralanmış. Termik Santraller açısında felaket bir durumdayız. Kapasiteyi çok fazla aşmış durumdayız. Çanakkale’yi özellikle yakından ilgilendiren içme suyumuzu tehdit eden bu Kirazlı Bölgesindeki siyanürle altın işletme konusuna el atarak engellememiz gerekir. Meclis toplantısından sonra bir komisyon oluşturup, bu konuyu Ankara’ya kadar götürüp bu konu ile ilgili kamuoyu oluşturmamız gerekiyor. Tüm siyasi partileri de bu sürecin içerisinde dahil olmaya çağırıyorum. Burada bir siyaset konusu değil; kentin geleceği söz konusudur. Bu kentteki insanların ve hayvanların hatta tabiatın geleceği söz konusudur” dedi.

 

“BİR BAŞKA TEHLİKE DAHA VAR!”

 

Çanakkale Belediye Başkanı Çanakkale’nin ve yöresinin içme suyunun tehlikesi ile ilgili bir tehdit daha olduğuna dikkat çekerek; “Siyanürlü Altın madenciliğinin yanı sıra bir başka tehdit daha var. Burada altın madeni çıkartacak firmanın ihtiyacı olan su miktarı milyonlarca ton’dur. Altın işletmelerinde büyük bir su ihtiyacı vardır. Nereden temin edecekler bu suyu? Bizim içme ve kullanma suyu olarak kullandığımız barajdan temin edecekler. Bizim Çanakkale’de böyle bir su kaynağımız yok. Bu suyu barajdan aldıkları zaman bizim kullanmaya ihtiyaç duyduğumuz su azalacaktır, bir engel yaratacaktır. Bizim barajımızın su potansiyelinin azalması ve yok olması gibi bir tehdit ile de karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

 

“İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ ÜLKENİN DURUMU ORTADADIR; HUKUK ASKIYA ALINMIŞTIR”

 

24 Haziran seçimleri sonrasında Türkiye’nin tek adam rejimine geçtiğine dikkat çeken Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “İçinde bulunduğumuz ülkenin durumu da ortadadır; hukuk ve insanların hakları askıya alınmış, ikinci plana atılmıştır. Bir yargı kararına rağmen, buradaki insanların çevre hakkına rağmen işletmenin ruhsat aldığını öğrenmiş olmak bizlerin içini acıtıyor. Bu noktada ilgili ve yetkililerden bu kararı bir kez daha gözden geçirmelerini, tehlikenin boyutlarını göz önüne alarak ruhsatın iptal etmelerini ve doğayı kurtarmak için ellerini vicdanlarına koymalarını diliyorum. Bu sadece bir dilektir, bizler hukuki olarak doğamızı suyumuzu korumaya devam edeceğiz. Sonuna kadar gideceğiz çünkü bizler sonuna kadar giden şehitlerimizin topraklarındayız” dedi.

 

“ŞEHİTLERİMİZ OLMASA KARŞISI BETON YIĞINI OLACAKTI!”

 

Çanakkale Savaşlarında şehit düşenlerin anısında yaptırılan Şehitler Abidesi ve şehitlere ait anıt ile mezarların olmaması halinde Gelibolu yarımadasının Beton yığını olacağını belirten Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Karşımızda biliyorsunuz küçük bir köyümüz ve Eceabat ilçemiz var. Bunun dışında ormanlık alanlarımız var. Şunu söylemek istiyorum; şehitlerimiz 1915’te bu vatanı korumak için canlarını verdiler. Hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz. Şimdi de vatanı korumaya devam ediyorlar. Neden derseniz; eğer onlar orada şehit olmasalardı, orada şehitlikler bulunmasaydı oralar hep beton yığını olacaktı. Ranta kurban edilecekti. Dolayısıyla hiç olmazsa şehitlerimizden bir utanç duyalım. Bu doğa katliamının önüne geçilmesi için bizlere katkı verdiklerini düşünüyorum” dedi.




Bu haber 14013 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER AYNALI PAZAR Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
    Çanakkale 2015 Tanıtım Filmi
  • Barışın ve Özgürlüklerin Kenti "Çanakkale"
    Barışın ve Özgürlüklerin Kenti
  • TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
    TSK'dan Muhteşem Çanakkale Türküsü
  • Çanakkale Gangnam Style
    Çanakkale Gangnam Style
  • HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
    HASTANEDEN KAÇIRILAN BEBEK BULUNDU
  • CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
    CEPA AVM'de Çanakkale Türküsü
VİDEO GALERİ
YUKARI